31 Ekim 2010 Pazar

Çay SaaTi ve Masa sohbeti:))

Geçenlerde misafirim var diye bahsetmiştim ya bu ara hep misafirim var sürekli sofra kur kaldır yapıyorum :)) çay a gelen misafirlerime serapca kurduğum masamı sizlere göstermek istedim :))Hızlı hızlı işten geldikten sonra börekler hariç diğerlerini yaptım yetişti şükür sonra uzun bi masada oturma maratonu başladı:))masam sevimli geliyo insanlara inanırmısınız kimse masadan kalkıp koltuklara oturmuyoo:)) direk masama alıyorum sonra ordan uğurluyorum garip bişii:))ya ben arka arkaya bişeyler ikram ediyorum ondan kalkmaya gerek görmüyolar ya sohbetim güzel yakın mesafe gülüşmek sempatik geliyo yada masamda ki bank sandalyeler oturulası bi rahatlık veriyo :)) bi türlü bulamadım cevabı ama bu hafta ki üç ayrı bölüm misafirimde koltuklarımla hiç tanışmadı:))Şimdi size masam kurulma aşamasındayken ki fotoları ekliycem..daha çatalları bile dizmemişim aceleden hemen bi foto alayım diye halen tam beceremiyorum site için foto aşamalarını idare edin:))ya erken geliyo aklıma fotolamak yada geç kalıyorum herşey yeniyo bitiyo ölee çakiyorum tutturamadım henüz acemiyim :)Bu arada örtüm tamamen serapca bi düşünce siyah beyaz takımıma uydurmak üzere alınmışta değil hani evlenmeden daha eşyalarım bile belli olmadan mağazada ki ucucluk kolisinden ayıkladığım bir tl lik örtüler:))tam denk düştü vallaa siyah beyaz tutkum nasılsa bi yerde birleşcek biliyodum :))iyi ki almışız anneee:))neyse böle dekor edebildim abuk duruyo mu bilmem:))


Ne yedik onları da şölee bi kısaca geçivereyim :))daha sonra tariflerinide vereceğim bi çoğunuz biliyodur ama belki bilmeyen çıkar da faydalanır:))burada ekleyemediğim ve ikram ettiğim birde yalancı tavuk gögsü tatlımız var.o bunlar fotolanırken dolapta biraz daha donmayı beklemekteydi:))
MeNüMüZ :
1 - Banyolu peynirli börek
2- rulo dilim börek patatesli (tarifi burada  rulo dilim börek)
3-kırmızı mercimek köftesi
4-Yoğurtlu mayonezli havuç salatası
5-Közlenmiş kırmızı biber
6.Yalancı tavuk gögsü tatlısı
7.Elmalı hamur rendesi(bi nevi elmalı tart)





işte bu kadar bunların üsütüne birde çerez ve meyve götürdük sohbet masada devam edince:))

29 Ekim 2010 Cuma

29 Ekİm KuTLaMaLaRı:)))

bu gün bayram kutladık rahatladık ohh:) okuldan geldim ve hemen çocuklarımın fotolarını koymak istedim(çocuklarım diyorum yaşım tutmasada gerçekten o duyguyla seviyorum ben :)).çok tatlı oldular ya bayıldım şu halk oyunları kıyafetleri ne güzel öyle bu işi yaptığım için mi bilmem ama ben bayılıyorum renk renk cıvıl cıvıl..küçük adamlar küçük kadınlar:)) önce yürüyüş sırasında bana poz vermek için şekilden şekile girişlerini göstereyim :))

sonra sırayla gösterilerimizi yaptık bir aylık çalışmanın mahsulü bunlar:)) çok bişey beklemiyordum ama bence bile iyiydiler:))
tartışmaya başladılar burada benim yerim senin yerin durumu çıldırdım imdat diye bağırcaktım ama dedim sus sen foto çek:))

bu kareden sonra soktum hizaya daha fazla dayanamadım:))

bu da hizaya sokulmuş halleri:))poz vermeye dünden meraklıymış benimkilerde haberim yok:))kaçtane çektim bilmiyorum hepsi hocam benide çek diye dizildi makineyi doğrultuğum işte böyle hemen gülmeye başladı:))

ve başladık hey gidi efeler heyy:))




sıra kızlarımın iç iç kudur roman müziği eşliğinde ki gösterisine geldi:)

ohh parmaklar şıklasın yandan:))diyorum ben yandan moral olsun gülsünler diye malum heyecandan somurtuyolar ben gaz veriyorum bi taraftan:))

benim bitirimler illa bizde roman oynayacağız dediler kıramadım aldım iyide olmuş çok şekerler gülmekten bittim:))


evet biz 29 Ekimi işte böyle kutladık.umarım herkesin bu günü güzel geçmiştir.

27 Ekim 2010 Çarşamba

Çekiliş var Duyduk duymadık demeyin :))

sevgili Tesettür aşktır güzel bi çekliş yapıyor katılmak isteyen ki hediyeler çok güzel aşağıya tıklasın:)

http://tesetturasktir.blogspot.com/2010/10/blogumun-ilk-cekilisi-baslamistirrrr.html#comment-form

26 Ekim 2010 Salı

ilk hediyemde geldi :)

ilk blog hediyemde geldi ya yine  Tesettür Aşktır la yaşıyorum bu ilki :)) ne kadar mutlu oldum anlatamam:) iyi ki varsın canım benim sen de olmasan bu blog aleminde halim harap valla:))) çok çok çok teşekkür ederek.kaçıyorum yarın misafirim var mutfakta kaybolmuş durumdayım hem işe gidip hem misafir ağırlamak zor malum:))ee beceriksizde olunca biraz görmeyin halimi:)) ama güzel tarafı tariflerle döneceğim bu sayede kusura bakmayın ben 15 kişiyi yazamıycam şu an ama serapca bi çözüm buldum :)) benden beni izleyen 19 bloga gitsin bu hediye hepinizi şeçtim :)))

25 Ekim 2010 Pazartesi

İlk MiM..:) ve ilk MimLeyişiM :)

sevgili tesettür aşktır mimlemiş beni iyi de etmiş bende bekliodum biri beni mimlesede tadına varsam şu bloglar arası mimlenmenin diye :))çok memnun oldum fazlasıyla çok çok çok teşekkürler hayatım:)) gelelim serapcanın top 5 ine:))

1.http://seraplahayat.blogspot.com/2010/10/aksam-ne-yedik-ve-ben.html yeni bi kayıt ama en çok bu tıklanmış ilginçtir:)

2.http://seraplahayat.blogspot.com/2010/10/turban-olay-olmaktan-cksn-artk.html türbanın okullarda serbest olmasından dolayı bir gazete yazısıyla beraber kendi görüşlerimi yayınlamıştım bunun görüntülenmesi beni çoookkk mutlu ettii:))

3.http://seraplahayat.blogspot.com/2010/10/merak-eden-arkadaslarm-aln-size-evimden.html evimden bi iki foto vardı bunu yayınladığım postumda üç de yerini almış:))

4.http://seraplahayat.blogspot.com/2010/10/mutfak-icin-bir-kac-onerim-var.html mutfakta yardımcı pratik bilgilerin yer aldığı aslında çoğu serapca denemelerden de oluşan bir posttu.. ve beş te..

5.http://seraplahayat.blogspot.com/2010/10/ogrenci-ogretmen-diyalogu.html garip öğretmenle ilginç öğrencisinin diyaloğu yer alıyor :))

evet işte böylee tekrar mimlendiğim için teşekkür ediyorum bende mimlesem mi acaba diye düşünürken mimledim bile:))Sevgili arkadaşlarım;)

çiğdemce herşey...:)
yemyeşildeniz
Neşece Herşey

evet arkadaşlar mimlendiniz sizde benim tarafımdan ve öpüldünüz:)))

21 Ekim 2010 Perşembe

by didi den hediye var...

Yine bi kampanya başım döndü güzel hareketler bunlar millet bakın bi:))by didi den hediyeler aşaığdaki linke tıklanmanız yeterli :)
http://diloshlahayat.blogspot.com/2010/10/hediye-kampanyasi.html

Shewolf cosmo beauty HEDİYELERİ !!!

  çok güzel hediyeler var şansınızı deneyin derim ben böyle buyurun:)
http://www.shewolfcosmobeauty.com/2010/10/giweavay-3-super-hediye.html



20 Ekim 2010 Çarşamba

SahTe TiRaMisU YapTım:)

Yaptım Olacak:)) reklamlarda ki ağaoğlu gibi oldu ama valla bende yaptım oldu:))pasta ama benimkisi:) tiramisunun yalancısı oluyoda sahtesi nasıl oluyo diyebilirsiniz ama benim ki yalancı konumuna bile girmioo hiç alakası yok hani biraz alakası olsa bi iki şey uymasa buda yalancısı diycem ama benimki  orjinal sahte:)) tatlı krizimin tuttuğu bi andı(aslında hep tutuyooo:)) evde hazır pasta tabanı vardı.bende dedim ben bunu labnesiz yumurtasız bilmem nesiz:) tiramisu yapayım.yaptım da:) orjinalinide yaptım ama daha önce inanın tadı aşa yukarı aynı çok masrafa gerek yokmuş ben test ettim:)sahteside aynı kahve ve kakao tadı bırakıyo :))yedikten sonra insanda..efendim öncelikle kekimizi kıyamadığım o neskafemle(kahve hastasıyım ondan:)) ıslatmalıydım süte kahve katıverdim alt pasta tabanını ıslattım.sonra içine kakaolu bildiğimiz sıradan puding yaptım:)sonra diğer pasta tabanınıda ısladım üstüne kapadım.sonra bir kenarda vanilyalı puding ile vanilyalı kremşantiyi karıştırarak süte pişirdim.sonra direk pastayı kapladım.dolaba koydum biraz sogudu çıkarıp üzerine kakao öföledim:)) özetle bence fena olmadı aşa yukarı:))maksat tatlıydı oldu işte aslında çok da takılmamak lazım değilmi ha sahte ha gerçek ikisininde sonu belliii yeri belliii mide:))

fashionandmakeupfreak'den hediyler

  Arkadaşlar fashionandmakeupfreak.blogspot.com çok güzel hediyler veriyor.

Katılmak için böyle gelin :))
http://fashionandmakeupfreak.blogspot.com/2010/09/hediye-cekilis-giveaway.html

18 Ekim 2010 Pazartesi

ÇeKiLiŞ VarMıŞ:)


Papatya diyarının  düzenlediği bir hediye çekilişi bu.bakalım kime çıkacak ben katıldım sanırsam :)) isteyen buyursun bende Neşece Herşeyden duydum .http://papatyadiyarinda.blogspot.com/2010/10/iki-kisiye-sevva-organik-bal-kremi.html

17 Ekim 2010 Pazar

Mutfak İçİn Bir Kaç Önerim VaR

derin dondurucuda saklama yöntemlerinden bahsetmek istiyorum birazı internet yollu bazı sitelerden öğrendiğim şeyler ama geneli yapıp uyguladığım yöntemler bence faydalı ve pratik mutfakta zaman geçirmek o kadar da korkunç değil :) hele bölee hiç değil oyun oynamak gibi:)

domatesi rendeleyip buz kalıplarına döküp dondurun. İyice donunca kalıplardan çıkarıp poşetleyin. Benim buz kalıplarıma göre 4 adet buz 1 domates yapıyor. Bu şekilde poşetten alıp buzluyken tencereye atıp kullanabilirsiniz. Makarnalara sos olarak kullanmak için daha büyük kapaklı kaplara yada poşetlere koyarak dondurun ben iki kişi olduğumuzdan dolayı genelde buz kalıbı tercih ediyorum. Çıkarınca tencereye atın ve çözününce içine zeytinyağı ve tuz ekleyin. Piştiğinde domates sosunuz hazır olacak.
Taze fasulyeleri doğramadan önce iyice yıkayın. Doğradıktan sonra ne kadar çok suda beklerse o kadar vitamin kaybeder çünkü. Yıkadığınız fasulyeleri havluyla yada gazeteye sererek iyice kurutun. Temizleyin. Yarım kiloluk poşetler olacak şekilde ayırıp poşetleyin. Havasını alıp poşeti bağlayın. Kullanacağınız zaman yemeğin soğanını salçasını kavurduktan sonra fasulye poşetini elinizle oğuşturun hemen ayrılacaktır. Buzluyken tencereye atın ve iyice kavurarak pişirin.

Bamyaları iyice yıkayıp kurutun. daha sonra tepesi kubbe şeklinde olacak şekilde temizleyin. Poşetleyip havasını alıp bağlayın. Pişireceğiniz zaman poşeti tencereye boşaltıp limonlu su ile bir taşım kaynatıp süzün ama suyunu atmayın. Kıymayı soğanı kavurduktan sonra bamyaları içine atın haşladığınız sudan ilave ederek pişirin. Limonla pişirmek istemiyorsanız bol domates kullanın. yeni yeni bu şekilde dondurup pişiriyorum ve hiç uzayan bamya yemeğim olmuyor.:) güvenin:)


Maydonozun yapraklarını ayırın iyice yıkayıp sebze kurutucuda yada süzgeçte kurutun. Poşete koyup havasını alıp bağlayın. Yanlız poşeti düğümlemeyin kolay açılabilsinki alıp tekrar dolaba koyabilin. Kullanacağınız zaman poşeti elinize alıp ovuşturun. Yapraklar kırıldığı için doğranmış gibi olacaktır. Yemeklerde ve salatalarda kullanabilirsiniz.çok rahat oluyo ben pazardan alıp eve gelir gelmez ilk iş bu yeşillikleri temizleyip poşetliyorum sonrası bi hafta rahatlık:)


Ispanak ve semiz otunu iyice yıkayıp kurutun. Doğrayın ve poşetleyin. Kullanacağınız zaman donmuş olarak tencereye koyup kavurun. Yemek olarak ve kavrulan börek içi olarak kullanabilirsiniz. Ama çok uzun süre saklamayın tadı bozuluyor.(ben uzun süre beklettim ziyan oldu gibi bişi sevmedim :))

Havucu iyice temizleyip küçük küpler halinde doğrayın ve poşetleyin. Garnitürlerde ve yemeklerde kullanabilirsiniz vakit kazandıryo yemek yaparken 

Taze barbunyaları temizleyip poşetleyin. Pişireceğiniz zaman dondurcudan çıkarıp kuru barbunya gibi pişirin tabiki daha kısa sürede.benim buzluğumda hala poşetli barbunyalarım çok severim çok yaparım plakisi bile ayrı güzel :)

Portakal ve limon kabuklarını rendeleyip küçük poşetlerle dondurun. Keklerde kullanabilirsiniz mersinde yaşıyo olmama rağmen böle yapıyorum ki burada her mevsim bulunuyomuş az çok yeni öğrendim :)
Kuru fasulye barbunya nohut göce gibi bakliyatları bir gece önceden ıslatın daha sonra süzüp poşetleyin. Böylelikle ilk aşamayı geçmiş olacaksınız. yada haşlayarak poşete koyup saklayabilirsiniz hiç bir şey olmuyo aynı ilk gün ki haşladığınız gibi kalıyo uzun süre beklesede

Ben 2 kilo kıyma alıp rastgele 100 gr lık paketler hazırlıyorum. Poşetin içine incecik yayıp donduruyorum yemek yapacağım zaman çok kısa sürede çözünüyor yemek yapımına başlamadan yarım saat önce çıkarıyorum anında eskisi gibi oluyor azar azar paketlemekde fayda var ben iki kişiyiz diye az az ayırıp donduruyorum eğer misafirim gelirse bir paket yerine iki üç paket çıkarıyorum sorun olmuyo.

Evde kalmış olan peynirlerinizi dondurucuda saklayın. Çözdürüp börek içi olarak kullanabilirsiniz benim dondurcu peynir dolu tüketemeyince atıyorum dondurucuya milföy börek yaparken imdadıma yetişiyo heme:)


Mumlarınızıda dondurucuda saklayın. Kullanırken daha uzun süre yanarmış bende yeni öğrendim deniycem:)

ve son olarak bi anne yöntemi sizlere :) benim annem marketten aldığımız o güzel kokulu renk renk sabunları kullanmadan önce balkona koyar güneşten kurusun yaş bunlar eğer hemen paketten çıkar çıkmaz kullanırsak hemen erir gider der ve hep böyle yapardı.ve inanın bu bir gerçek test ettim ömrü garanti uzuyo sabunun:) şiddetle tavsiye ederim bu demet hanım yöntemini mis kokulu günler dileyerek:))

16 Ekim 2010 Cumartesi

Türban olay olmaktan çıksın artık :(

bir gazetenin haberini yayınlamak istedim içimden geldi türbana olan bu olay yaklaşımın az da olsa bazı yerlerde yerini hoşgörüye bıraktığını görmek güzel..Nasıl türbanlı olmayana türbanı şart koşmuyosa bu devlet türbanlıya da aç dememeli madem hepimiz özgürüz başkasının özgürlüğünü kısıtlamadığımız her durumda o zaman bırakın bizde özgür olalım aç yada kapatın olmadığı bir türkiye dileğiyle..örtünmek kişişel bir tercihtir bence tıpkı açık gezmek gibi..ki bunu benim gibi kapanalı bir yıl olan biri düşünüyo..açıkken kimse sınır koymadı bana onu giyme buraya bu kıyafetle girme o çok açık o çok dar vs.. kimse tek laf etmedi bırakın şimdide etmeyin..Dileyen isteği gibi giyinsin örtünsün yada açılsın..

İki üniversitede türban serbest oldu

iki-universitede-turbanDr. Nihat İnanç, türban konusundaki tartışmalarla ilgili yaptığı açıklamada, “Üniversitemizde son derece güzel bir barış ortamı var. Her öğrencimiz istediği şekilde derslere giriyor. Başörtüsüyle de girebiliyor, isterse şortuyla da girebiliyor” dedi. Giresun Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu ise, kampüslerde türbanı serbest bıraktı.
HAYRÜNNİSA GÜL’DEN TÜRBAN AÇIKLAMASI
Muş Alparslan Üniversitesi (MŞÜ) Rektörü Prof. Dr. Nihat İnanç, “Göreve başladığımız günden bu yana gerek başörtülü öğrencilerimiz olsun, gerekse giyim tarzı farklı biçimde olan öğrencilerimiz olsun, bütün öğrencilerimize eşit şekilde yaklaşılmıştır” dedi.
İnanç, düzenlediği basın toplantısında, Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) tarafından başörtüsüyle ilgili alınan kararı değerlendirerek, yasağın bir imzayla geldiğini ve yine bir imzayla kalktığını ifade etti.
YÖK tarafından konuyla ilgili kendilerine herhangi bir yazı gönderilmediğini, öyle bir yazıya da gerek olmadığını savunan İnanç, “Öğrenciler arasında inanç, kültür ve giyim tarzında farklılıklar olabilir. Bunları zenginlik olarak görüyoruz. MŞÜ olarak, göreve geldiğimiz 2008 tarihinden itibaren, üniversitemizin söylemine, sloganına yansıttığımız ‘Özgür üniversiteden medeni bir dünyaya’ diye bir deyimimiz var” diye konuştu.
İnanç, öğrencilerin her anlamda, gerek kültürel, gerek sosyal ve gerekse inançları açısından giyim tarzında farklılıkları olacağını fakat bu farklılıkların hiçbirinin, kendilerini herhangi bir ayırıma tabi tutmayacağını, tam tersine kendilerine sonuna kadar saygı duyulacağını ve bunun bir zenginlik olarak kabul edileceğini vurguladı.
MŞÜ’nün hiçbir biriminde, kılık kıyafet anlamında hiçbir yasak olmadığını anlatan İnanç, şunları kaydetti:
“Bundan sonra da olmayacak. Bize YÖK tarafından hiçbir yazı gönderilmedi. Dolayısıyla YÖK’ün bu anlamda bize herhangi bir yazı gönderilmesine de gerek duymuyoruz. Tüm öğrencilere eşit davranıyoruz. Yasalar çerçevesinde hareket ettik. Biz 2547 sayılı yasaya göre hareket ettiğimizi her halükarda ifade ettik. Çünkü bu yasalar ek 17. madde der ki, ‘yürürlükteki yasalara aykırı olmamak kaydıyla serbesttir’. Gerek anayasa noktasında, gerekse kanunlar noktasında zaten herhangi bir kısıtlama, herhangi bir yasak söz konusu değildir. Göreve başladığımız günden bugüne kadar, gerek başörtülü öğrencilerimiz olsun, gerekse giyim tarzı farklı biçimde olan öğrencilerimiz olsun, bütün öğrencilerimize eşit şekilde yaklaşılmıştır. O açıdan üniversitemizde hiçbir zaman böyle bir yasak olmadı, bundan sonra da böyle bir yasak olmayacaktır. 2547 sayılı yasanın ek 17. maddesi gayet açıktır. Biz bunu uyguluyoruz ve uygulamaya da devam edeceğiz.”
Başörtüsü yasağı nedeniyle öğrencilerin kılıktan kılığa girmek zorunda kaldığını ifade eden İnanç, “Böyle bir yasağın insanın ne kendi şahsıyla örtüşen bir davranış biçimi olabilir, ne de karşınızdaki muhatabınızın psikolojisi ile örtüşen bir davranış olabilir” dedi.
“BAŞÖRTÜSÜ YASAĞININ KEYFİ VE SİYASAL OLDUĞUNU HERKES BİLİYOR”
Öğrencilerin kılıktan kılığa girdiğini, olmadık peruklar, şapkalar vesaire bunlarla kendilerini kamufle etmeye çalıştığını ifade eden İnanç, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Böylesi bir öğrencinin psikolojisi hangi noktaya ulaşabilir, böylesi bir öğrenci o psikolojiyle nasıl derslerine adapte olabilir, böylesi bir öğrenci o psikolojiyle nasıl vatan, millet sevgisi ne kadar gelişebilir? Bunlar üst düzeyde sorulması, cevaplandırılması gereken bir konudur. MŞÜ olarak, YÖK Başkanımız Prof. Dr. Sayın Yusuf Ziya Özcan’ın bu medeni ve cesaret dolu girişiminden dolayı kendisini tebrik ediyoruz ve bu uygulamanın devamını MŞÜ olarak sonuna kadar yerine getireceğimizi ifade etmek istiyorum. Çünkü başörtüsü yasağının keyfi ve siyasal olduğunu herkes biliyor. Başörtüsü tamamen kişinin, kişisel tercihidir ve o kişisel tercihe herkesin saygı duyması gerekir.”
GİRESUN’DA SINIF DIŞINDA SERBEST
Giresun Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Ersan Bocutoğlu, kampüslerde türbanı serbest bıraktı.
Prof. Dr. Bocutoğlu, üniversitenin genel sekreterliğine ve birimlerine gönderdiği yazıda, “Başörtüsü konusunda TBMM’de oluşmakta olan konsensüse katkı sağlamak amacıyla Giresun Üniversitesi kampuslerinde, derslikler dışındaki kapalı ve açık alanlarında başörtüsü serbest bırakılmıştır. Dersliklerdeki durum için Yükseköğretim Kurulu’nun yaklaşımı doğrultusunda hareket edilecektir” denildi.
Bocutoğlu’nun yazısı fakültelerin girişlerine asılmasının ardından öğrencilerin türbanlarıyla kampüs alanına girdikleri gözlendi. Türbanlı öğrenciler, artık üniversitede yapılan toplantı ve konferanslara da türbanları ile girebilecek

14 Ekim 2010 Perşembe

çatı katı ilkaydan esinlendim :) çekiliş var:)

Öncelikle blog dünyasıyla tanışmama vesile olan ki beni bu konuda iştaha getiren kendine imrendiren çatı katı ilkayı örnek almaktayım:) İtiraf gibi oldu ama hiç inkar etmedim etmem de:))efendim bende yine örnek aldığım üzere çekiliş yapmaya karar verdim eşimin malzemelerden yürütmek suretiyle bir hediye olayına girmek üzereyim ama önce gelin beni yalnız bırakmayın gariii:)) kendi kendime veremem ya :) yada kimse gelmezse üç arkadaşım var garanti birine gider:))ne hediye edeceğime karar veremedim ama hazırlık aşamasındayım kozmetikçi eşi olarak güzel bişiiler çıkacaktır diye düşünüyorum:) duyduk duymadık demeyin beni yalnız komayın:)
   sadede geliyorum bi iki gün için de hediye fotosunu koyacağım bekliyorum arkadaşlar:)

patlıcan kebapla karşınızdayım :)

evet bu gün de patlıcan kebap var menümüzde benim gibi patlıcan severseniz çok zor olmayan güzel bi yemek ben yanında pilavla sunmayı tercih ettim iyi de gitti:) şöleee yandan ortadan bi fotosunu koyayım dedim küçük serapca kebabı :)
fırına girmeden önceki hali ..

ve fırından çıktıktan sonra ki son hali:)
umarım görüntüsü idare eder niteliktedir de iştaha getirir görenleri:))yemek yemeyi çok seven biri olarak herkese iştahlı günler :)))

13 Ekim 2010 Çarşamba

Uzun bir aradan sonra tekrar ben geldim :)

Bi süredir bloğuma gereken ilgi ve özeni gösteremedim işe başlamış olmamın verdiği bi durum bu ama inşallah az da olsa vakit bulup kopmuycam bu alemden :))ve sizlere güzel bi manzara foto ekleyerek başlıyorum sabahın beşbuçuk altısı gibi yakaladığım bir güne başlama :) umarım herkez iyidir ben takılmayalı:)
ve bir börek tarifimizle kolları sıvayalım.. işte karşınızda rulo dilim börek:)
isminde de anlaşıldığı gibi böreğimizi rulo yapıyoruz bu şekilde tam ayrıntılı açıklamsı tarafımdan yapılacaktır ama merak etmeyin:)) (bilmeyenler için ama bilen varsa idare etsin artık benim ki serapca işte:))

ve böreğimizin dilimlenmiş hali üstüne sos sürülmemiş hali bu birde sos var ek olarak..

ve son hali çok lezzeli olmuştu garanti verebilirim üç tepsi idi hemen bitti :)misafire ikram edilebilecek harika bi börek şimdi tarifine geçelim anlatabildiğim kadarıyla tabi:)    
 Tam adı nedir bilmiyorum ama ben Rulo Dilim börek diyorum sizde öle bilin yeter:)
Malzemeler: 5 yufka(ama isterseniz 3 yufkadanda yapılıyor sadece daha ince oluyor)
iç malzeme için dilediğiniz bir harç olabir ben pataseli ve peynirli harç yaptım her sıraya bi harç koydum.
patasli harçımız malum haşlanmış patates ve istenen baharatlar peynirli harç olarakta ben hem kaşar hem peyaz peynir kullandım maydonoz koymadım sadece.ve her kata sürülmek üzere ayrı bir kasede ;2 yumurta,bir su bardağı yoğurt ve sıvı yağ karıştırdım.ve dediğim gibi her yufkayı önce her taraıfna gelecek şekilde fırça yardımıyla harçı sürüp iç malzemesini koydum bu işlemi yufkalar bitene kadar yaptım en son iç malzemeyi koyup bi ucundan başladım rulo olarak sarmaya.sonrası malum dilim dilim kestim yalnız mümkün olduğunca ince güzel oluyo kalın kesilirse çok hoş olmuyo bence.kesilen börekleri tepsiye dizim hafifçe bastırıp yaydım sonra üstüne yumutalı yoğurtlı karışımdan sürüp önceden ısınmış fırına verdim.sonra afiyetle yedik:))