31 Aralık 2011 Cumartesi

2012 :)

      YENİ YIL HEPİMİZE GÜZELLİKLERLE GELİR İNŞALLAH .. BU GECE EĞLENMEK YERİNE DUA EDENLERDEN OLACAĞIM HEPİNİZE GÜZEL SENELER DİLER KAÇARIM GÖRÜŞMEK ÜZERE KIZLAR :))

28 Aralık 2011 Çarşamba

anamur kalesi ,mersin narenciye festivali ve tabi ki ben ;)

selam dostlar artık sık sık post yazacağım başladım sonu gelecek mi bakalım :) o kadar çok birikmiş ki anlatamam yazmadığım halde post yazacakmışım gibi materyal topladım alışkanlık olmuş herhal :) kendime saklamayım madem artık bismillah dedik döndük aranıza değil mi boşa gitmesin bari :) anamur kalesi ve mersin narenciye festivali ile ilgili fotolarım var yine bu senede yakaladım tamamen tesadüftü ama inanın mustafamla canımızın sıkıldığı bi pazar gezelim diye çıkmamızın sonucu ki sahil kenarında gezeriz hep bi baktık yine her yer boyanmış portakala limona:))) çok güzel görüntüler tabi ben durur muyum hemen onlarla poz verdim :))
  şimdi arkanıza yaslanın çünkü bol fotoğraflı bir post geliyorrrrrrrr:))




deniz kenarında bir kale ve içerisinde cami ve üstelik bu cami şu an hala kullanılıyor ezanı okunuyor cemaat nazamaza geliyor çok güzeldi ya çünkü biz akşam namazı okunurken ordaydık baya şaşırmıştım kullanıldığına

ve bu da artık havanın karardığı anamur denizine kaleden son bakış :)

gelelim narenciye festivaline insanın gözü gönlü açılıyor vallahi :))hele o file bittim ben ya bittimmmm:) turuncu sarı ve bendeniz kırmızı çok uyumlu bi görüntüm oldu portakal ve limonlarla:))





geldik bu fotoğraflı posttun sonuna yeniden gelene kadar hoşçakalınnnnnnnn:)

27 Aralık 2011 Salı

SeRaP AnAmURda :)

safa geldin son ihtimalim
bir sana kalmış halim
hoşgeldin..
seyirlik değil ömürlük olsun
dilerim bu defa bu son olsun
seyirlik değil ömürlük olsun
bir yastıkta nasip olsun
gel koynuma gel oyunuma gel
akşam gözlü esmer.. 
  
Yine efkarlıyım ama başlıktan da anlaşıldığı gibi anamurdaydık eşim gitmeden hazır buralardayken orayıda bi göreyim dedim çok da iyi oldu arkadaşlarımızla güzel bir gün geçirdik kışın ortasında ışıl ışıl bir deniz manzarası getirdim sizlere ve tazecik muz ve çilek seralarından görüntüler yayınlanacak birazdan :)




antik kentte takıldık biraz ve sonra hemen seralara daldık :) daldık diyorum çünkü harbi daldık :) çok lezzetliydi çilekler çooookkk :)
sevgilim benden uzaklardayken ben işte bu en son fotolara bakıp iç çekiyorum ve şu an şarkımızı dinliyorum tüm sevenlere gelsin hadi sezen aksudan seyirlik değil ömürlük olsun dilerim bu defa bu son olsun bir yastıkta nasip olsun ,gel koynuma gel boynuma gel akşam gözlü esmer...
   dilerim bu son ayrılığımız bu son yalnızlığım olur.. :(

22 Aralık 2011 Perşembe

Uzun zaman sonra yeniden MeRHaBa...

         selam olsun sevgili blog arkadaşlarıma çok özledim sizleri takip etmeyi bi şeyler paylaşmayı ama bi türlü kendimi toparlayıp oturamadım pc başına bir şey çekti hep elimi keyif denen şey çok uzaklardaydı babamdan sonra..hoş şu an da yakınlarımda değil ama neyse zamanla yakınlaşır umarım :)
         Ağır ağır aranıza tekrar döneyim dedim ve geldim kırdım elimde ki uyuşukluğu:) yok olduğum arada çok bişey yapmadım arada memlekete git gel durumu oldu onun dışında iş ev arasında pineklemekteyim..
        Gelelim konumuza en son ne yedim ne içtim hesabına :) özlemişim varya bunu bile yazmayı bakın hemen kafam dağıldı:)) en son eşim gitmeden çünkü artık yanımda yok :( baya uzun bi süre ayrı kalacağız farz edin ki kısa dönem askerliğe yolladım o kadar yani uzun :) neyse nasip işte bekleyeceğiz artık onsuz onun şehrinde kimsesiz acıdım bi an halime :( yazık bana ama tek çare beklemek ... sabredip beklemek gerek sadece.. neyse her zaman yaptığımız gibi yine forum avm de aldık soluğu ve nedense evden yemek yiyip çıktığımız halde oraya gider gitmez ben açlıktan ölüyorum..:) Dışarıda yemek tatlı geliyor sanırım yada ben çok yiyorum ikiside olabilir
       Ve her zaman ki gibi acıktığımı anlayan mustafam hemen elimden tutup iskendercinin önünde aldı soluğu dedim dur ne yapıyon cevabı tak yapıştırdı :) 
   - mustafam : gözlerin kaydı hemen kokusunu aldın dimi anlarım ben halinden ye de rahat gezelim aklın kalmasın ' dedi
    ama bilemedi koçiş canım kumpir çekti ve hemen ben onu çektim karşı tarafa ben birazdan aşağıya ekleyeceğim o koca kumpiri yerken beyefendi iskender götürdü :) işe bak kendi canı çekmiş :)

  neyse afiyetle yedik kendime geldim otantik kumpir e de teşekkürler çok lezzetliydi vallaaaa:) sonra bunun üstüne iyi bir kahve giderdi ki ben kahve canavarıyım resmen bıraksalar günde on bardağı bulur :) neyse ki hastalığımdan dolayı korkup bırakmıyor çevremde kiler iyi ki varlar başta mustafam :))


kahvenin yanında ikram edilen bu küçük şirin tarçınlı keke de bayıldım söylemeden geçemiycem :) acaba bende yapabilir miyim kalıp bulmak lazım baya ekonomik boy :))
  bu akşamlık benden bu kadar bi daha ki postta yazacağım yine tokatı satın aldım kıyafet anlamında talana uğradı tarafımdan canım memleketim :) ondan bahsetcem sizlere çok ucuz şeyler aldım kızlar çok çok ucuz ama bence güzel neyse görüşmek üzere sevgiyle kalın emi ?
  

25 Kasım 2011 Cuma

Eleştirilere güzel bir cevap ..

Örtü Fetişizmi ve Âlâ Dergi

ortu-fetisizmi-ve-ala-dergi

Hassas konular üzerine düşünceleri aktarmak risklidir. Büyük ihtimalle söylemek istedikleriniz birçok sebepden dolayı sizin belirtmek istediğiniz haliyle dimağda şekillenmeyecektir. Misal; sizin aktarışınızdan, kimliğinizden, karşındakinin zaten mevcut konu hakkındaki önyargısından, üzerine daha önce yapılmış yorumların kalıntılarından vs.
Yine de ifade etmek istiyorum.
Hangi çağda olursa olsun, kadının örtüsü üzerine yapılan mücadeleler bitmediği gibi, örtünün şekli üzerine yapılan yorumlar da kanaatimce örtüyü ve kadını korumaktan çok, örtülü kadını rencide eder duruma gelebiliyor.
Örtünmenin kıstasları için, ayette belirtilen sınırların kapatılmasını yeterli bulmayan mütedeyyin erkek yorumcuların bazıları “örtü dikkat çekici olmamalıdır” derler ki; bu kavramın içini dilediğiniz gibi doldurabilirsiniz. Aslında İslam alimlerinin genel kabulü; el,yüz ve ayak örtünmek zorunda değildir. Fakat ayak fetişizmi açısından bakarsanız, bu da tartışılabilir. Nitekim “burka” türü örtüler de kadını “tümden hiç görünmez” kılmakla daha iyi korumak anlayışından türemiş olmalı…Burkayı burada hatırlatmakta fayda var . Burka, her taraftan kapalı, giyenin önünü görmesi için yüz kısmı kafesli çarşaftır. Resimde gördüğünüz burka giyen kadına dikkat ederseniz ayakları açıkta kalmış, dolayısıyla ayakfetişizmi dürtüsüne sahip erkek için yeterince çıplaktır!
Tam da bu açıdan düşünürseniz, tüm bedenini ayet ölçülerine göre kapatmış kadının örtüsünün güzel olmasını dikkat çekici bulan anlayış da bir tür “örtüfetişizmi” üretmektedir. Böyle bir zihniyet de örtüyü cinsel bir kimliğe kavuşturur. Kadın için örtünmek, sosyal yaşamda ya da kamusal yaşamda yer alabilmek için cinsel kimliğini törpülemekten başka bir şey olamayacağı, kanaatimdeyim. Yani amaç; çirkin ya da ucube görünmek olmamalıdır. Zarif ve şık giyinmeyi büyük günahmış gibi yorumlayan mütedeyyin erkeklerin, zihinsel bir yenilenmeye ihtiyaçları olduğunu düşünüyorum. İnsan zaman zaman kendi düşüncelerine septik bir yaklaşım sergilemekle kazanç sağlayabilir. Düşünsenize insanoğlu değil midir ki, sırf böyle düşünmediği için asırlardır dünyanın kimi yerlerinde hala puta tapıcılığını devam ettirebiliyor.
Örtünün hangisinin dikkat çekici hangisinin itici olduğu üzerine de birçok fikir yürütülebilir.
Aslında bu zamana kadar örtülü kadına sunulan basmalı , bol çiçekli ve karışık desenli örtülerin dışında giyim kuşam vardı da onlar mı giymedi? Şimdikiler kapitalist piyasadan dolayı mı böyle giyiniyor,yoksa eskisi gibi giyimini kendi üretmediği için mi ? Aslına bakarsanız, mütedeyyin kadına zevki hiç sorulmadı! Bir dönem ne üretildi ise onu kullanmak zorunda idi. Daha da derinleştirebiliriz. Kültürel bir zevk nasıl gelişir? Mesela Anadolu kadınının oyalar ve danteller ya da işlemelerle süslediği elbiseleri de dikkat çekici sayılır mıydı? Şimdiki eleştiriler bu elbiseleri de aynı kefeye koyar mıydı? Bellerinde sımsıkı gümüş kemerler ya da onlar da olmasa saten bağlar vardı. Bunları da vücut hatlarını ortaya çıkaran kadınlar olarak mı mimlerlerdi? Başlarındaki feslere diktikleri çiçekler , yazmalarına işledikleri simler dikkat çekiciliği daha da artıran objeler olarak büyük günahlardan sayılır mıydı? Bu feslerle yapılan baş bağlamalar deve hörgücü diye tabir edilen ve sahih olduğu söylenen hadisde ifade olunan görüntüye benzetilir miydi ki? Yani cehennemlik mi kabul edilirlerdi? Şu resimlere bir bakınız.
Hülasa; muhakkak ki, örtünmenin ilk aşamasındaki bir genç kız yahut hangi aşamasında olursa olsun takva derecesi aynı olmayan kadınların hataları olabilir. Yine de örtünme çabalarının eleştirilecekse dahi bunun bir özel hayat titizliğinde ve gizliden yapılmasının gerçek bir iyi niyet olacağını, aksi takdirde ötelemek ve itelemekten başka bir faydasının olmadığını biliyorum.
Tüm bunları muhafazakârların ilk moda dergisi olarak adlandırılan Âlâ dergi üzerine yapılan yorumlardan sonra ifade etmek ihtiyacı duydum. Dergiyi inceledim, sadece moda içermiyor, çocuk bakımı, sağlık, diyet ve benzeri konular da var, fakat ilk izlenim olarak moda ağırlıklı olduğu için bu şekilde tanımlanması da doğaldır. Tekrar ve ısrarla altını çiziyorum ki, doğru noktalardan eleştiriler elbette ki olmalıdır. Hatta benim de var, ama bu yazıda belirtmeyeceğim. Lakin amaç yok etmekmiş gibi görünen, sözlü şiddetin fevkinde bir hızla gönderilen eleştiri oklarının neyi öldüreceği belli olmayabilir. Hedef şaşabilir. Özellikle tesettür niyetindeki genç kızlar için son derecede utanç verici bir hal aldı, eleştiriler… Diyorlar ki, “örtüsüz daha az eleştiriliyor ve kabulleniliyoruz”
Yazdıklarım hiç niyetimde olmasa da kimileri için rahatsız edici olabilir. Sadece pencerenin diğer cephesinden görünen kısmı anlatmak istediğimi belirtiyorum. Benimle aynı düşünmeyen dostlarımı küstürmek istemem. Yazımın amacı her halükarda muhafazakâr camianın birbirini ötelemesine neden olan yorum farklılıklarının düşündürdüklerini naklederek, birbirimizle kurmamız gereken empatiyi yok etmemektir.
Ne var ki o dost kalemlerden biri hep şöyle der; “Rabbim sen benden razı ol, isterse bütün dünya küssün.” Yani “Hakkın Hatırı Âlîdir. Hiçbir Hatıra Feda Edilmez.”

17 Kasım 2011 Perşembe

benim için bir tık da sen de :)))

slm arkadaşlar bi yarışma var bunu kazanmayı çok istiyorum ve tek çarem sizlersiniz o güzel ellerinizle şirin pc lerinizden bir tık diyip aşağıdaki bağlantıya bi göz atın yeter ne kadar çok arkadaşım bakarsa kazanma ihtimalim o kadar yüksek lütfen bana bi yardım edin kızlar :)) fikrimühim de iyi bir kampanya 'yangın var  ' filmi gösterime girmeden kampanyası parmaklarınızın ucunda hadi TıkLa SeNdE LüTfEn :)

http://www.fikrimuhim.com/Public/Share.aspx?campaignID=109&UserID=8b0702d9-d8f7-4f18-9170-2d78600e8740

16 Kasım 2011 Çarşamba

güzel hediye katılın derim..

slm arkadaşlar güzel bi hediye haberi aldım aylar sonra yeni yeni takılırken blog dünyasına gözüme çarpacak kadar güzel bir şal çıktı karşıma ama umarım bana çıkar ..

ben de şansımı denemek isterim derseniz buyrun TıK TıK..! 

25 Ekim 2011 Salı

Tam 23 gün oldu babam sen gideli...

Acım o kadar taze o kadar derin ki sözcüklere dökmek zaten imkansız biliyorum bu bulut lu günlerde tek içi yanan ben değilim gencecik askerlerimiz vatan uğruna öldü..depremde kaç ocak söndü herkesin yangını kendine babamla beraber yaşananları yeni fark ediyorum hala dinmedi göz yaşım bilirim dinmez de...dinmeyecek de..
     Şu an bile yazmak çok zor benim babam kansere yenik düştü artık ne sesi ne kendi var demek çok zor ..gözlerim bile kaldırmıyor artık ağlamamı o da bırak yeter diyo canı yanıyor ben umursamasamda ama elimde değil sol yanıma çöktü babasızlık..hemde öyle çöktü ki atamıyorum ..alışmam lazım biliyorum ama olmuyor işte mantık ne derse desin ölüm zor ölüm acı allahım hayırlı ölümler versin..bunu da biliyorum bi gün hepimizin kapısını çalacak ama ne bilim işte acımı dindirmiyor..isyanım yok allahıma asla verdiği hastalıktan sonra dindirdi babamın acılarını emrine şükür sual olmaz ama yokluğu anlatılmaz..
   Kurban bayramı geldi babam bak..hani bekliyordun ya beraber olacaktık güzel bi bayram olacaktı moral olacaktı sana kemoterapinin acısını bayramda bizimle gezerek çıkaracaktın.hani hep umudun vardı ya senin o tükenmez umudun acılarına karşı beni eritirdi ..sen biraz sızlansan koparacaktım feryadı ama sen güçlüydün iyiyim dedin hep son nefesini verdiğin gece bile.. bu muydu babam iyilik bu muydu.. kurbanı bile görmeden gidecek miydin..
   bak gelecektim ben bayrama yanına hani nerdesin şimdi nasıl ederim bayramı ben..nasıl gülerim sen yokken tokatta..aklıma sığmayan ölüm kalbime hiç sığmıyor..
   Gurbetten gelmemi bekleyip neden gittin babam neden neden..şimdi ağlamam hasta olmam suç mu?? kızıyorlar bak bana yeter artık ağlama diye ne yapayım babam sen söyle nasıl dursun göz yaşlarım nasıl ilaç kullanmadan rahat uyku çekeyim nasıl babam nasıl... sen söyle onlara canım gitti benim ellemesinler beni.. sahte gülmemin kime ne faydası var sen yoksun artık bu nu nasıl kabullensin bu can..bak hala ağlıyorum inanamıyorum seni morg da gördüğüm halde hala elim telefona gidiyor babam diye..hala silemedim rehberden bilee..yoksun babam yok kabullenmek istemesemde yoksun..
   ne olur allahım babama verdiğin sabrı evladına da ver ..tek yardım edecek sensin mevlam dindir bu evladın göz yaşını sabrını ver sabrını..canım  babam yokluğuna alışmak şu an imkansız ama bilirim alışıp hayat devam ediyor diycem kısa zaman sonra ama bil ki babam sen asla gitmeyeceksin hayatımdan aklımdan..torunların olacak onlara ben anlatacağım seni benim babam güçlüydü üç yıl kansere direndi diyeceğim..hiç isyan etmeyip umudunu koruduğunu diyeceğim sen hep bizim olacaksın ve ben her aklıma geldiğinde yanacağım ama alışacağım bilki kızın sadece alışacak sensiz bi hayata seni asla unutmayacak ha bir de bil ki son nefesinde bile gülerek sorduğun o okulum bitecek.. senin fakülteni bitirecek senin izinden gidecek rahat ol babam rahat ol..:((

22 Eylül 2011 Perşembe

EkŞiYeN YoĞuRTTaN LoR PeYnİRi YaPTım :)

evet ben yaptım ben :)) her şeyi değerlendirmeye pek meraklı olduğum halde çoğu zaman bir çok şeyi ziyan edebiliyorum bazen tembelliğime bazen bilgisizliğime geliyor ama genelde kıyamam ziyan edemem hiç bir şeyi ben lor peyniri yapma nedenimde bundan geliyor işte .. beş kilo süt alıp yoğurt mayaladığım gün eşim silifke de çalıştığı için aynı akşam eve gelirken canı silifke yoğurdu çekmiş bilirsiniz ki pek meşhur olur ama harbi güzel yapan yapıyor hoş ben daha güzel yapıyorum ya neyse:)) işte aynı gün o da tutmuş altı kiloluk almış yuhhh..!! dedim canın altı kilo mu çekti ufak alaydın ya:)) senin yapacağını unuttum dedi ondan çok almış ki evlendik evleneli yoğurdumu hep kendim yaparım nasıl unutuyor ben anlamadım sanırım kıvırdı :)) neyse artık yeriz dedim ama iki kişi on bir kilo yoğurt tüketebilir mi tamam ikimizde acayip tüketiriz yoğurdu ama bi yere kadar gel gelelim beş kiloya yakın yoğurdum ekşimeye başladı artık isyan etti baktım yenmiyor dedim bunu birşey yapayım çorba terbiyesi olsa gideceği iki kaşık e bizim çorbalarda zaten iki kaselik:)) baktım bu ziyan olacak tuttum çökelek yaptım yani bizde çökelektir de buralarda lor da diyorlar ondan öle dedim :))
işin özü fotolarda gizli bakın bi :))
 işte ilk önce yoğurdu sulandırıp ayran kıvamına getirdim :) ve ocağa koydum kaynamasını bekledim kaynadıkça koyulaştı tuzunu attım tamamen koyulaşınca kapatıp altını soğumaya bıraktım soğuduktan sonra annemin hamurlarım için yaptığı beyaz torba vardı onun içine doldurdum üstüne temiz ağır bir taş koydum sabaha kadar süzüldü sonuç mu tadı harika oldu aşağıda göründüğü gibi baya da çıktı :)
ben bi kahvaltılık çıkar az bişey diyordum hem kahvaltılık oldu hemde börek içi ve acayip güzel oldu börekte ..tavsiye ederim ekşiyenleri biriktirin benim gibi ben şu an kayınvalidemde olanları da alıyor biriktiriyorum sonunda böyle tüketiyorum :)
evet bu günde bu kadar ne giydim yap mıyım bu gün konumuz mama :)) herkese güzel akşamlar diler huzurlarınızdan ayrılırım görüşmek üzere kızlar :))

19 Eylül 2011 Pazartesi

çatı katına bi göz atın derim ben :))

çok güzel bi çekiliş haberi aldım arkadaşlar sevgili çatı katı blog sahibesi ilkaya uğramadan geçmeyin hatta bir TıK TıK.. yapın en kolay yolu:) modanisa ve çatı katı işbirliğiyle herkese bol şans..

29 Ağustos 2011 Pazartesi

çatı katı ilkaydan hediye var..

sevgili çatı katı ilkay güzel bi hediye veriyor arkadaşlar özellikle kapalı bayanların işine yarar bir hediye eğer ilgilenirseniz böleee buyrun TıK TıK yapın sizde katılın:)))

20 Mayıs 2011 Cuma

BeN GeLdİm..ÇoK ÖzLeDiM :))

sonunda yasak tı falandı felon du derken attım kendimi pc başına:)) bi ne ne görim kalkmış tüm engeller çok sevindim arkadaşlar sizleri takip ettim iş yoğunluğumdan ses veremedim sadece:))ama bu gün bana tatil gireyim de azcık yazam dedim elbet devamı da gelir ben bi başlayım dedim :))herkesi çok özledim tekrar muhabbet dolu günlerde görüşmek üzere ...

böleeee buyurunnnnn arkadaşlar:)

http://ilknurundunyasi.wordpress.com/2011/05/15/bluehousedan-1-kisiye-tost-makinesi-hediye/#comment-3549
güzel bi kampanya var umarım bana çıkar ama sizde gelin :))

bir TıK YaP ordasın .

1 Mart 2011 Salı

bLoG KaPatMaK Mı O Ne YA ...!!

kapatılmak mı nasıl bişey bu ya daha basit önlem alınabilir bize sormadan kapatılamaz şoklardayım kızlar sinirlendim ve üzüldümde zaten gurbet elde bi keyif veren blog dünyası var bunu elimizden almak ne denli doğru bilemiyorum umarım bu gerçek olmaz bizde korktuğumuzla endişelendiğimizle kalırız...Lütfen bu son post olmasınnnnn ..!!1

28 Ocak 2011 Cuma

çekiliş var mileettttt .:)

sevgili Sevecen güzel bir ikili fincan takımı ve ruj hediye edecek katılımlarınızı bekliyor eğer bende varım diyorsanız sizi böleee alalım hadi TıK yap sen de gel bol şans:)

26 Ocak 2011 Çarşamba

KaBaK TaTLıSı Ve BeN BuRaLaRdaYıZ :)

Selam arkadaşlar biliyorum bi görünüp bi kayboluyorum bana neler oluyor bende anlamıyorum.. Koşturma içindeyim ama evde olunca da elim kolum bağlanıyor yatıyorum o biçim:)) tembellll tembelllll durumdayım :) ama çok çalışıyorum kurslara gidiyorum her gün iş çıkışı dokuza kadar kurslarda bulunmaktayım eve gelince de tahmin edersiniz ki ben perişan ben bitik.. :) ama mutfakla ve kendimle hala ilgilenmekteyim sizleri de takip etmekteyim bu süre içerisinde bi çoğunuzdan yine güzel tarifler kapıp yaptım sağolun var olun benim blog dostlarım :)) ilk kez de bi kabak tatlısı denemesi yaptım mustafam sever dedim çikolatalı tatlı yemiyo çünkü bi yalancı tavuk göğsü yiyo onu yapmaktanda ben bıktım değişiklik olsun dedim az bişey yedi beyefendi yine ihale bana patladı yok abii yapmıycam artık küstüm ben mustafama az az yiyor tüm şevkim kırılıyooo:)neden yeme şevkim kırılmıyor bi onu alt edemedim ya neyse ...gelelim tatlımıza su koymadan bi kaç saat şekere yatırıp beklettim kendilerini haliyle sulandı ve pişirdim çok kolaymış  anneme yalvardım ; 'anneeee nolurrrr kabak tatlısı yap bol cevizli' dieee keşke o zamanlarda kendim yapaymışım nerden bilim o zamanlar bu kadar basit olduğunu mutfağa girdiğim yoktu ki :)neyse yaptım pişti afiyetle tek başıma yedim hırstan yorulmuşum zaten o kabakları kalın kabuktan ayırcam dieee insan emeğe saygıdan yer dimi yemedi  gerçekten çok da güzel olmuştu ki ben öz eleştiri yapan bi insanım bi çok yaptığımı da beğenmem eksiğimi yedikten sonra anlar netten araştırır doğrusunu yaparım ayıp diiil ya ama bu güzeldi ilk denemem di ama güzeldi sonuçta basit bi tatlı ne si kötü olsun ki dimi ama yaaa:( neyse daha yok mustafa ya tatlı matlı çok pis kızdımmmm:))  fotolara geçim bakın işte emeğimin fotoları:) ilk fotoda ki iki adet kabağa aldanmayın yarım kabaktı bi sürü çıktı foto çekmek son anda aklıma geldi o zamana iki parça kalmıştı :)







şimdilik bu kadar arkadaşlar kızgın serap gider artık:) tatlı yapmayıp canım isteyince de hazır alacam işte ohhh olsunnn mustafama ohhhhhhhhhhhh yok daha ona tatlı :))

19 Ocak 2011 Çarşamba

PeÇeTe YüZüĞü YaPTıM (Sonunda bende bişeyler yaptım :))

merhaba arkadaşlar boşluyorum blogumu ama valla çok meşgul durumdayım hem iş hem kurslar akşam dokuza kadar işim bitmiyo gelincede yorgunluktan elim kolum kalkmıyo ama sabahları oturup peçete yüzüğü yapıyorum sardı beni bu ara basit ya:))elimden gelen bu şimdilik kimbilir belki birgün bende siz becerikli arkadaşlarım gibi el emeği güzel işler başarabilirim :) umutsuz vakaydım ya bi adım attım küçükte olsa elime iğne iplik aldım sonunda:) bakalım beğenecekmisiniz yorumlarınız önemli benim için her zaman ki gibi hadi bakalım şimdide sofralarımıza çiçek konduralım :))




işte renk renk çiçeklerim bayıldım ben ya e insan yemeye ve mutfağa düşkün olunca elinden gelen ilk el iişi çalışmasıda mutfakla ilgili oluyo dervişin fikri hesabı:)) napımm benimde dilim mutfak :))görüşmek üzere kızlar herkese mutlu huzurlu bir gün dilerim ve ben işe giderim :)

13 Ocak 2011 Perşembe

Ben GeLdİm :))

selamlar arkadaşlar uzun bi ara verdim sitemde evde olmamamdan dolayı eşim eğitimde şehir dışındaydı bende kayınvalidemle kaldım özlemişim evimi ve sizleri:))sonunda eşim geldide evimede kavuştum blogumada:)) mutlu mutlu  çok mutlu bi serap olarak geldim hastalığımda geçti şimdilik iyi ve dinamik durumdayım ama işlerim hala çok yoğun yine de artık iki arada bir derede blogumu ihmal etmemeye çalışcam :)) umarım herkesler iyidir mutludur va sağlıklıdır:)) hazır post yapmışken en son olarak yaptığım ıspanaklı böreğimi yazayım her zaman ki yaptığımdan farklı yumurtalı harcında süt kullandım arkadaşlar hep yoğurt kullanırdım ama artık sütle devam etcem denemeyen varsa denesin derim yumuşacık oluyo ve ertesi günde koruyoo tazeliğini birde ben ıspanakları çiğden koymuyorum kavuruyorum biraz ölüyolar :)) sonra soğuyunca yufkalama işlemine geçiyorum yufkalarıda pırtık pırtık yapıp koyyorum sadece tabana bütün olarak serip kenarlarını en son üste kapatıyorum ve fırına:)) o kadar kabarıyoki hemen fotoladım şaşkınlıktan mayalı hamur gibi baksanıza:))



 ıspanaklı börek dışında ki eşim ıspanağı sevmiyo yemedi o yüzden ona da basit peynirli rulo börek yaptım tarifini bi sitede gördüm denedim hemen çok basit dört yufkayı üst üste koyup en üste yumurtalı harçtan sürdüm tek kata yani sonra ortadan kestim iki parça haline geldi parçaların üstüne peyniri koyup rulo yaptım fırın tepsisine koydum ve kestim ..iki parçayıda tamamladım böylece güzel olacağını tahmin etmiyordum tek katında sadece sıvı harç var diye kuru yavan olacakmış gibi geldi ama yine de denedim :)) ve süper oldular ağızda dağılan cinsten hemde eşimde bayıldı ve artık sürekli yaparım basit ya buldum kolayı koy peyniri sar gitsin mustafa yesin :))) benim gibi tembel hanımlara özel bi börek olsa gerek :))

tekrar gelcem görüşmek üzereeeee   buralardayımmm:)

9 Ocak 2011 Pazar

duyuruuu:))

selam arkadaşlar çekiliş sonucumu açıklamam için yorumlar geliyo açıkladım arkadaşlar hemde sahibinin eline ulaştı bile hediyemiz sevgili uğurböceği blogunun sahibesine gitti tekrar teşekkürler katılım için yenisini yapmaya çalışcam tekrar deneyin derim ben :))